Vakfımızın eğitim araştırmaları dergisi “Eğitim Yazıları”, “Eğitimde Anlayış ve Yöntem” başlığını sorguladığımız 19.Sayısıyla okuyucusunun karşısına çıktı.
Eğitim konusunun farklı anlayış ve yöntemleriyle masaya yatırıldığı dergimizin bu sayısında Sabahattin Zaim, Nurettin Topçu ve Mahir İz gibi değerlerimizin hayatlarından ve fikirlerinden kesitlerin yanı sıra; Kur’an Merkezli Bir Eğitim, Bilginin Kaynakları Meselesi, Bilgi Aktarımında ve Yeteneğin Keşfinde Yeni Bir Yapılanma Önerisi başlıklı çalışmalar da yer alıyor. Ashab-ı Suffe, Okulsuz Toplum, Homeschooling (Ev Okulu) başlıklı araştırma yazılarıyla da alternatif yöntemlere de göz atmaya çalıştığımız son sayımızda, yakın bir zamanda aramızdan ayrılan Bahattin Yıldız Abimiz için kaleme alınan bir denemeyi de sizlerle paylaşıyoruz.
Genel Yayın Yönetmenimiz Ahmet Mercan’ın sayımızın “Sunuş” bölümünde belirttiği “Maharetle fazileti birbirinden ayırmayan bir eğitim anlayış ve becerisi için, çabamızı sayfalara yansıttık” niyetiyle hazırladığımız son sayımıza yazılarıyla katkıda bulunan yazarlarımız ve konuları şöyle:
Kuran Merkezli Bir Eğitim: İnsan Fıtratının İhtiyacı Olan Eğitim
Prof Dr. Burhanettin Can
Toplumun her kesiminin şikayetçi olduğu, mutlaka değiştirilmesini istediği eğitim sistemi, köklü bir irdelemeye tabi tutulup toplumun her kesimini memnun edebilecek bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Bunun için toplum, hakkını istemeli ve hakkını almak için sesini yükseltmelidir. Bu nedenle toplum her türlü günlük, kısır çekişmeden kurtulup bütünleşmelidir.
İbn Tufeyl’den John Dewey’e Doğu ve Batı Eğitim Felsefesi Karşılaştırması
Yrd.Doç.Dr.Süleyman Doğan- Çiğdem Öztürklü
Eğitim genel anlamıyla insanın iyi davranış kazanması ve sosyalleşmesi için yapılan çabalardır. Eğitim felsefesi ise; eğitimin amaçlarının meydana getirdiği ana konu üzerinde duran bir felsefi disiplindir. Eğitim felsefesine sosyal yönden bakarsak o, insanların ortak hayatının doğurduğu sorun, kural ve davranış kalıplarının sahip olduğu sosyal boyutlu eğitim olaylarını analiz eden bir alt bilgi dalıdır. Felsefe, kültür üzerine düşünce olduğuna göre, onun en önemli cephesi eğitim ve öğretim felsefesi olmalıdır. İnsanlık tarihi eğer insan olmanın tarihi ise, o her şeyden önce eğitim tarihi demektir.
Bilginin Kaynakları Meselesi
Veli Karataş
Bilgi kaynaklarından sadece biriyle yetinmek yerine bütün bilgi kaynaklarından istifade etmeye çalışmak, her birini yerli yerinde kullanmak daha isabetli bir yaklaşım olacaktır. Hele hele birine yaslanarak diğerlerini inkar etmeye kalkışmak, geçersiz görmek, sistem dışına itmeye çalışmak son derece yanlış ve yanıltıcı sonuçlara götürecektir.
Ashâb-ı Suffe
Şerafeddin Kalay
Ashab-ı Suffe, hak yol için feragati, fedakârlığı, ilmi, edebi, ameli, cihadı, tebliği, öğrenip öğretmeyi, yaşayıp yaşatmayı, içtenliği, tevazuu seçen insanlardı.
Onları hayırla yâd ediyor, bizlere bırak tıkları hayırlı miras için teşekkür ediyor, Rabbimizden ecirlerini ziyadeleştirmesini niyaz ediyoruz….
Kurgulanmış Bir Zeminde Öğretmen Olmak
Vahdettin Işık
Okul düzeninin kaybettiği şeylerden birincisi; ilmi bir “usul” olarak ele almamasıdır. Mevcut müfredatı, mekân düzeni ve usulüyle bu sistem insanların uyumlu birer vatandaş olarak yetişmeleri için gerekli formasyonu sunma mantığıyla hareket etmekte ve öğrenciden kendisine sunulan bu çerçeveyi içselleştirmesini beklemek tedir. Bu yüzden de mevcut formatı içselleştiremeyen her öğrenci ve öğretmen sorunlu insan durumuna düşürülmektedir.
Bilgi Aktarımı ve Yeteneğin Keşfinde Yeni Bir Yapılanma Önerisi
Ahmet Mercan
Çocukların, neredeyse tamamına yakınının, “Büyüyünce ne olacaksın” sorusuna “doktor” cevabını verdiklerini biliyoruz. Bu cevabın gerçekleşme oranın da yüzde ikiyi geçmediğini biliyoruz. Böyle olduğu halde, popülitesi değişmeyen hekimlik mesleği yanında öne çıkarılmış birkaç meslek, bütün çocuklar arasında paylaşılır. Aslında bu paylaşımda çocukları suçlayamayız. Çocukları gerçekleşmeyecek bu hayale iten ortamı, “piyango zihniyeti”ni ele almamız gerekir. Her ebeveyn, çocuğun fiyakalı hayaline, içinden inanma eğilimi taşır. Ebeveynlerin, konu çocukları olduğunda, duygusal düşündükleri ve bu anlamda yönlendirmeye ihtiyaçları olduğu bilinen bir durum.
Ivan Illıch ve Okulsuz Toplum
Muhammed Öztabak
Illich’e göre okul bütünüyle ortadan kaldırılması gereken bir kurumdur. Çünkü okulu; yerleşik düzeni benimseten, otoriteye bağlılığı arttıran ve böy lece insanları kategorilere ayırıp, toplumda var olan hiyerarşiyi yasallaştıran bir kurum olarak değerlendirir. Bu açıdan bakıldığında okul; eğitimin kurumsallaşmasını sağlayarak, öğrencilere düşünme becerileri ve yaratıcılığını geliştirmekten gayet uzak kalır.
Amerika’da Yaygın Alternatif Bir Eğitim Uygulaması: Homeschooling
Muhammed Öz
Homeschooling, modern bir eğitim uygulaması olarak –esasen insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahip olmakla birlikte- 1960’lı yıllarda Amerika’da yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Bu dönemde bazı eğitimci ve yazarlar, zorunlu okul devamına karşı bir eğitim anlayışı olarak homeschooling’i ortaya koymuşlar, lokal sürdürülen uygulamaları örnek göstermişlerdir. Bu görüşü savunanlar içinde özellikle 1989 ve 1990’da New York şehrinde, 1991’de ise New York eyaletinde yılın öğretmeni ünvanını elde eden John Taylor Gatto, Dr. Raymond-Dorothy Moore çifti ve John Holt ön plana çıkmaktadır. Özellikle Holt, Ivan Illich ve eseri “Deschooling Society”den derinlemesine etkilenmiştir.
“Maarif”den “eğitim”e
D. Mehmet Doğan
Eğitim sistemine zaman zaman ciddi eleştiriler yöneltiliyor. Çok çeşitli kesimlerden gelen ilim ve fikir adamlarının eleştirileri eğitim sisteminin çıkmazları konusunda kolaylıkla görüş birliğine varılacağını gösteriyor. Ancak “ne olması gerektiği” hususunda bir görüş birliği şimdilik zor sağlanacağa benzemektedir. Eğitim sisteminin bu gününden şikayetçi olanların bir kısmı, problemlerin “yakın dünden” kaynaklandığını görmezden geliyorlar. O yılları ifade eden bir takım kavram ve fikirlerde ısrar ediyorlar.
Eğitim Üzerine Erhan Erken ile Konuştuk
Söyleşi
Aslolan insanların yaşadıkları hayat sürecinde daima Hakkın ve doğrunun yanında tercih yapmaya çalışmaları, kendilerinden sonraki nesle bunları aktaracak mekanizmalar kurma gayreti içinde olmaları ve adeta tarihe iz bırakabilmeleridir. Sonraki nesillere düşen de tarihi süreçte Hakkın ve Hakikatın gerçekleşmesi yönünde bırakılmış güzel izlerin peşini sürmek, onları canlı tutmaktır. Rahmetli Sebahattin Zaim bir röportajında şöyle diyordu; “İnsan daima kamerayla çekim yapan kameraman ve ışıkçı gibi olmalıdır. Hep doğruyu ve hakkı aydınlatmalı ve onları insanlara göstermeli, kötünün ve zararlının üzerine ışık tutmamalı ve onu insanlara mümkün olduğunca göstermemelidir.”
Türkiyenin Maarif Davası (Nurettin Topçu)
E. Bekir Dilekçi
Nurettin Topçu, batıda eğitim almış ilk Cumhuriyet aydınlarındandır. Batıda eğitim aldığı halde batılılaşmayan bir mütefekkir olması onu kendi dönemlerindeki diğer aydınlardan ayıran taraf olmuştur. Nurettin Topçu batı dünyasının felsefi ve kültürel değer yargılarını mutlaklaştırarak kendi toplumuna empoze etme cehaletinden tamamen uzaktır. Medeniyetlerin insanlık ailesinin ortak mirası olduğu anlayışını kabul etmesi ile birlikte İslam mütefekkirlerinin kendi medeniyet ilkelerini hayata hâkim kılma mücadelesi vermeleri gerektiğini sık sık vurgulamıştır. Nurettin Topçu yazmış olduğu eserleri ile çağımızda yeniden dirilecek İslam Medeniyetinin neşvünema bulması için felsefe ve düşünce alanında çalışmalar yapmıştır.
“Güzel İnsan”ın Peşinde Güzelleşen Ömür Sabahattin Zaim
Ahmet Mercan
“Hocaların hocası” iltifatına nail olan merhum Sebahattin Zaim Hoca “Unutulmaz Eğitimciler” başlığında önemli bir yere haizdir. Zaim Hoca öncelikle, bir ömür nasıl programlanır? Zaman nasıl değerlendirilir? Hedeften yeni bir hedef nasıl çıkarılır? sorularının cevabını fikir ve çalışmalarıyla ortaya koymuş, pek çok hayırlı oluşuma destek vermiş, önemli bir eğitimciydi.
Muallim Abdullah Mâhir İz
Prof. Dr. Mustafa Uzun
Mahir İz’in en önemli taraflarından biri de çok sevilen bir sohbet adamı ve iyi bir hatip olması yanında kendine has bir edâ ve sadâ ile pek güzel şiir okumasıdır. Yüksek İslâm Enstitüsü’ndeki hocalığından itibaren çeşitli fakültelerden öğrenciler başta olmak üzere üniversite hocaları, ilim, fikir ve sanat adamları ve halk ile yaptığı sohbetlerinin İstanbul’un yazları Emirgan, Arnavutköy, Yahya Efendi ve Kanlıca, kışları ise Erenköy gibi en güzel mekânlarında birer ilim, irfan ve sanat mahfeli halin de yıllarca devam etmesi olmuştur.
Rasulullah’ın Saadet Çadırında
Fatma Akari
Hoşgörülüydü Rasullullah, çocuklara karşı olan hoşgörüsü ise hepsinden üstündü. Bu kez namaz kılınıyordu saadet çadırında. Secdeye varmıştı Nebiullah. Secdeden kalkmak için sırtına binen çocuğun inmesini bekleyecek kadar bir hoşgörüye, sabra ve samimiye te sahipti O.
Peygamberler Dua Makamında
Selvigül Kandoğmuş Şahin
Dua kutlu bir sefer, ruhun miracıdır. İnsanoğlunun hayatını anlamlı kılan, eşsiz zaman dilimleridir. Hayatın güçlü ve yoğun akışı karşısında, dua; kalbî derinliğin içinden, gözyaşlarıyla, yıkayan arıtan nehirler gibi, gönülden taşan yakarışlarla yürekleri miraca taşır.
İran’da Eğitimin Tarihçesi
Ayşegül Akdemir
İran gibi son derece kadim ve farklı medeniyetlere beşiklik etmiş bir ülkedeki eğitimi konu alan bir yazı yazmak, her şeyden önce araştırma yapanı ve okuyanı sabırlı olmaya davet etmektedir. Tarihi, milattan önce 9.yüzyıla kadar dayanan İran’da eğitim ve öğretimin tarihi de Ahamenîler dönemine (M.Ö.6.yüzyıla) kadar uzanmaktadır.
Dünyaya Siğmayan Adam : Bahattin Yıldız
Ümit Boyacıoğlu
Yetim Afganlı çocukların, sıcak bir yuvası, sıcak bir aşısı olsun diye koşturduğu bir sırada vuku bulan şehadeti, sırf o çocukları bir kere daha yetim bırakmadı…
O’nu tanıyan herkes biraz yetim, biraz öksüz kaldı…
Kendi yaşamış olduğu zaman diliminde, bir tarihin şahidiydi…
Dünyayı kendine coğrafya, küçük bir köy yaptı…




İmana gönül vermiş her insan, gönül verdiği değerleri temsil etme şuurunda olmak, İslam ümmetinin birer ferdi olduklarının farkına varmak ve bunu ortaya koymak zorundadır.
Vakfımızın, alan çalışmalarının bir neticesi olarak süreli bir dergi ve kitap yayınlamaktayız. Eğitim Yazıları Dergisi yılda 3 sayı ile okurunun karşısına çıkmaktadır. Genel yayın yönetmenliğini Ahmet Mercan yapmaktadır. Aile eksenli bir yayın çizgisine sahip dergi de kapak konusu da işlenmektedir. Dergiye sahip olmanın tek yolu ise abone olmaktır. Yine vakfımız yayınlarından Asr’I Saadet VE Çocuk kitabı da anne babalara hitap eden bir Dr. Şerafeddin Kalay yazımıdır.

